Ordu Haberleri, Ordu Son Dakika Haberleri, Son Dakika Haberleri

Sistem Türk tarihinde bir sıçrama noktasıdır!

Ezgi Aşık/

Türkiye’nin sivil bir anayasaya ihtiyacı olduğunu belirten İyimaya, Yeni Anayasa ve referandum süreciyle ilgili .com’a önemli tespitlerde bulundu

“Yeni sistem Türk tarihinde bir sıçrama noktasıdır”

 *Yeni anayasa ve sistem değişikliği yaşanıyor. Eski ve yeni sistem üzerinden bir değerlendirsek bu ne anlam ifade ediyor?

Yeni değişiklik, meclisle yürütme organı arasındaki ilişkileri ve yasama gücüyle yürütme gücünü düzenleyen farklı hükümler içermektedir. Esasen Türk Anayasalarında şu değişiklik tarihine kadar benimsenmiş, sınırları belirlenmiş bir hükümet sistemi yoktur. Yürürlükteki anayasalarımızı sadece içerikleri ile değil işleyişleri ile birlikte değerlendirmek gerekir. Türkiye’de işler bir hükümet sistemi hiçbir zaman mevcut olmamıştır. Parlamenter sisteme bolca atıf yapılmasına karşın, yürürlükteki sistem, özellikle 2007 ve 2010 reformlarından önce parlamenter sistem değil; sadece parlamentolu sistem olmuştur. Bir sistemin parlamentoya sahip olması o sistemi demokrasilerde tanımlanmış saf veya karma hükümet sistemine işaret etmez. Bu bağlamda yürürlükteki sistem, baskın unsuru ile bir vesayet sistemidir. Sistemin örtülü vesayet karakteri, özellikle zor zamanlarda açıkça ortaya çıkmaktadır. Cumhurbaşkanlığı seçim dönemleri, Anayasayı değiştirme zamanları ve büyük reform süreçleri vesayetin doruk yaptığı dönemlerdir. 

“Yürürlükteki iki başlılık tarihteki yerini alacaktır”

*En genel çerçevesiyle Cumhurbaşkanlığı sistemi neyi değiştirecek?

Yeni değişiklik, seçimle oluşmuş yasama ve yürütme iktidarını vesayet iktidarından izole etmektedir. Vesayetten arınmış ve vesayeti güdümüne alan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, olagelenin aksine siyasal ve sosyal istikrarı sağlayacaktır. Yürürlükteki iki başlı ve çoğu kez koalisyonlara teşne parlamentolu sistem, artık tarihteki yerini alacaktır. Zamanı tartışmalara ve gecikmelere boca etmeyen, kararları vaktinde alabilen ve büyük rekabetlerde kolaylık sağlayacak bu sistem, Türk tarihi bakımından bir sıçrama noktasıdır. Buna göre sistemin yakın zaman etkilerinin başında, devletin kılcallarına kadar sızmış ve dış güçlerin güdümünde olan FETÖ yapılanması konusunda etkili mücadele fırsatını getirmesidir. Şuanda Bakanlıkların bölünmüşlüğünün getirdiği mücadele zaafı, bu sistemde yerini ivedi ve sağlıklı çözüme terk edecektir. Bu, siyasette ve partilerde büyük fırtınalara yol açacak, öte yandan siyaseti konsolide edecek, demokrasi kalitesini yükseltecek bir dinamik anlamına gelir. 

“Millet sivil bir anayasaya muhtaçtır”

Türkiye, Anayasacılık hareketlerinden bu yana, mimarı millet olan sivil bir anayasaya muhtaçtır. Siyaset kurumu, bu noktadaki demokratik anayasa yapma görevini yerine getirememiştir. Ancak hükümet sistemi konusunda var olan ihtiyaç bir asra yaklaşan süredir dile getirilmiş olmasına karşın ilk cerrahi müdahale bu değişiklikle yapılmaktadır. Büyük Meclisin 2007’de Anayasaya harfiyen uygun olarak gerçekleştirdiği Cumhurbaşkanlığı seçimini ana muhalefet partisi Anayasa Mahkemesine götürmemiş(I) ve Anayasa Mahkemesi de seçimi iptal etmemiş(II) olsa idi bu değişiklik muhtemelen yapılmayabilirdi. CHP’nin 2007 yılındaki demokrasiye tahammülsüzlüğüne karşın, o olayın bugün yol açtığı değişime karşı çıkması bir mantık çelişkisidir. Halkın seçtiği ve başkanlık sisteminde var olan yetkilerin kendisine verildiği Cumhurbaşkanı gerçekliği karşısında, hükümet sistemi değişikliği yürürlükteki anayasamızın da zorunlu kıldığı bir sonuçtur.

“Yürütme gücünü doğrudan halktan alacak”

*Yasama, yürütme, yargı yeni sistemden nasıl şekillenecek?

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde yürütme (icra) erki, varlığını ve meşruiyetini meclisten değil, doğrudan halktan almaktadır. Vesayetin işleyemediği tek mekân, sandıktır. Sandık, demokratik yöntemlerle kimin Cumhurbaşkanı olacağına karar verecektir. Türkiye, Cumhurbaşkanlığı seçim dönemlerinde, Meclis binasının üstünde uçak uçurma, adayları tabanca ile korkutma ve benzeri yöntemlere hiçbir şekilde muhatap olmayacaktır. Cumhurbaşkanlığı sistemi Meclisin de Cumhurbaşkanının da görevlerini net şekilde tanımlamaktadır (Any.m.87, 104 ve ilgili diğer maddeler). Yasama, özgürlüklerin ve hakların kalitesini yükseltme adına yasal düzenlemelerde bulunacak, özel hükümlerde yer aldığı şekilde yürütme organını denetleyecek ve kendisini müzakereci demokrasi sorunlarına odaklayacaktır. Bu sistem, akılcı, zamanı kara deliğe akıtmayan modern bir sistemdir. Etkili ve istikrarlı yürütme, giderek etkili siyasal yapılanma toplumsal ve bireysel refahı yükseltecek fırsatlar demektir.

*Son olarak millete mesajınız ne olacak?

Cumhurbaşkanlığı sistemi, Türkiye tecrübesinin ortaya koyduğu kaçınılmaz zaruretlere dayanmaktadır. Küresel rekabette Türkiye’yi tökezletmeyecek bir sistem mekanizması inşâı, Büyük Meclis tarafından gerçekleştirilmiştir. Bundan sonrası milletimizin takdir ve kararındadır. Devletimiz de, milletimiz de -kuşku yok ki- anayasalardan çok daha büyüktür. Ne var ki, anayasa, milli kadere ve ortak yaşama, hukuk ve adalet kalitesi katacak vazgeçilmez bir unsurdur. Türkiye’nin, sistem değişikliği ile yetinmeyecek topyekûn bir anayasa ihtiyacı, hep canlı kalacaktır. Siyaset kurumu bu milli görevi daha fazla öteleyemez ve ötelememelidir.   

 

Bir önceki yazımız olan Obama en kötü örnekti Trump ile neler değişebilir? başlıklı makalemizde abd, İsrail ve obama hakkında bilgiler verilmektedir.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir