Ordu Haberleri, Ordu Son Dakika Haberleri, Son Dakika Haberleri

Akdoğan: FETÖ Ergenekonu murdar etti

Paralel Devlet Yapılanması (PDY) ile mücadelede yeni bir evreye geçildi. Örgütün polis ve yargı ayağına yapılan operasyonları şimdi Paralel örgüt propagandası yapan medyaya, örgüte insan kaynağı sağlayan kurumlara, finans kaynaklarına, bürokrasideki yapılanmaya, TSK’ya ve örgütün sevk ve idaresini organize eden STK’lara yapılan soruşturmalar izliyor. Paralel Devlet Yapılanması ile mücadelede hükümetin iyi koordine olamadığı yönünde eleştirileri sık sık duyuyorduk. Artık bu mücadele hükümet adına koordinasyon görevini Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan yürütecek. Yalçın Akdoğan ile Fetullahçı örgüt ile mücadeleyi ve Yargıtay’ın Ergenekon davası kararını konuştuk.

YAPILANMA DEĞİL ÖRGÜT

 Bakan Bey Paralel Devlet Yapılanması ile mücadelenin neresindeyiz? 

Aslında bu örgüte bir ‘yapılanma’ dememek lazım. Yasadışı bir örgüt ile karşı karşıya olduğumuz artık açıkça ortada. 40 yıldır maksatlı bir şekilde, belli bir amaç doğrultusunda faaliyet gösteren legal görünümlü illegal bir örgüt bu. Nihai hedefi emniyeti, askeri, yargıyı, istihbaratı, bürokrasiyi ve siyaseti ele geçirmek. Gelinen noktada en başından bu yana bu amaç doğrultusunda hareket ettiğini anlıyoruz. Sadece devlet bürokrasisinde değil eşzamanlı olarak sivil toplumu, ekonomiyi ve medyayı da kontrol altında tutmaya çalışıyorlar. Kendilerinden farklı düşünenlere hiçbir alanda yaşam hakkı tanımıyorlar.

ONLARA HER YOL MUBAH

 Daha önce böyle bir yapı ile hiç karşılaşmadık. Nedir bunun kökeni? 

Tarih boyunca İslam tarihinde de bu tür hastalıklı yapılar olmuştur. Amaca ulaşmak için her yolu gören, her şeyi mubah sayan, kendini hakikatin merkezine yerleştiren herkesi, her şeyi kurban edilebilir gören sapkın bir anlayıştır. Bundan dolayı DAEŞ gibi terör ve şiddete başvuran örgütlerde de temel refleks budur. Onlar da kendini hakikatin merkezine koyar ve her yolu mubah görür bu da aynı zihniyetin bir türevidir. Dünyada da bu tür sapkın oluşumlar var.

Paralel Devlet Yapılanması ile mücadelede devlet kurumlarının yeterli mücadele ettiğini düşünüyor musunuz? 

Devlet kurumlarında PDY örgütü ile mücadelede neler yapıldığı hakkında düzenli raporlar alınıyor. Herkesin bunu asli vazifesi olarak görmesi gerekir. Bu konu AK Parti’nin bir meselesi gibi algılanırsa yanlış olur. Bu AK Parti ile Gülen örgütü arasında bir kavga değildir. Paralel örgüt 17 Aralık’ta hükümeti değil devleti devirmeye çalıştı. Bu çok iyi anlaşılmalı. Herkese ve her kuruma kumpas kuran bu örgüt devleti ele geçirmeye çalıştı. Başarılı olsaydı esaret rejimi kuracaktı.

 Bazı operasyonlarda geç kalındığını düşünüyor musunuz? 

Hukuk içinde mücadele etmek ve ayağı yere sağlam basan adımlar atmak önem taşıyor. Yargının yürüttüğü soruşturmalar kendi bağlamında ve hukuki gerekliliklere göre gidiyor. Diğer alanlarda ve özellikle bürokraside bilinçli bir engelleme ve direnç varsa bunlarla ilgili önlemlerin alındığının da bilinmesini istiyorum.

DÜŞMANLARLA İŞBİRLİĞİ 

Son günlerde örgütün finansal ayağı ile mücadele edildiğini görüyoruz. FETÖ’ye para akışının önü alınabilecek mi? 

Bu örgütün para akışını döndürdüğü, parayı kontrol ettiği bir takım şirketleri vardı. Bu şirketlerdeki güçlerini kaybettiler. Şimdi bağış ya da himmet adı altında topladıkları yasadışı para akışı var. Bunlarla ilgili çalışmalar yapılıyor. Burada ciddibir saadet zinciri var. Başlangıçtaki uhrevi beklenti zaman içerisinde dünyevi beklentilere dönüşmüş. Para toplama kabiliyetlerini büyük ölçüde kaybettiler. Ancak finans kaynağını tam kurutmak için biraz daha çalışma yapmak gerekiyor.

Bu yapının PKK terör örgütü ile organik bağını kanıtlayacak delillereulaşabildiniz mi?

Önce şunu görmemiz lazım. Bu örgüt sadece Türkiye’de değil dünyanın her noktasında Türkiye düşmanları ile işbirliği içinde. Türkiye’de de Paralel örgüt ile PKK arasında bir işbirliği artık bilinen bir gerçek. Terör örgütüne bilgi sızdırıyorlar, istihbarat toplamalarına yardımcı oluyorlar. Türkiye’yi zafiyete düşürmek için hiçbir kirli ittifaktan kaçınmıyorlar. Terörle mücadelede tam başarıya ulaşabilmemiz için Paralel örgütle mücadelede başarılı olmamız gerekiyor.

DERTLERİ ADALET DEĞİLDİ

Yargıtay Ergenekon davasını usul yönünden bozdu. Bu gelişmeyi darbe ile mücadelede bir zafiyet olarak değerlendirenler var. Ne söylemek istersiniz?

Türkiye darbeci zihniyetten çok çekti. AK Parti iktidarı döneminde de bazı hamleler yapmaya çalıştılar. AK Parti her türlü vesayetin karşısında oldu. Askeri vesayet de bunlardan biri. Ergenekon davasında ortaya saçılan delillerin gerçeğini ortaya çıkarmak yargının göreviydi. Biz hükümet olarak bunun arkasında olduk. Ancak Fetullahçı örgüt Ergenekon davasını murdar etti. Sapla samanı birbirine karıştırdı. Adaleti tecelli ettirmek değil birilerini tasfiye etmek ve yerine kendi adamlarını yerleştirmek için uğraştı. Entrikalar hazırladılar, kumpaslar kurdular, iftiralar attılar. Milletin gerçekleri görme imkânını ortadan kaldırdılar. Sonuçta Ergenekon davası, içinde bazı suç ve suçlular olsa da vicdanları yaralayan bir dava haline geldi. Bir yerde 300 tane casus subay olduğu iddia ediliyorsa orada bir oyun oynanıyor demektir. Ergenekon davası bu noktaya geldiyse bunun sorumlusu FETÖ’dür. Yargıtay kararını verdi ancak yasal süreç sonuçlanmış değil. Kamuoyunun bu davaya inancı zedelendi. Ancak ben bağımsız yargının bu gelinen noktada yine de en doğru kararı vereceğine inanıyorum. Adaletin tecelli etmesi ve milletin gerçekleri öğrenmesi gerekir.

PARALEL ÖRGÜT HAYALET GİBİ

 MHP’deki seçim sürecindeki Paralel operasyon iddiaları hakkında ne söylemek istersiniz? 

Ben usulen, bir parti yöneticisinin başka bir partinin içişleriyle ilgili yorum yapmasını doğru görmem. Kendi iç polemikleri, çekişmeleri ve parti içi mücadele olarak görürüm. Ancak MHP’deki durumun şöyle bir yönü de var ve bu herkesi ilgilendiriyor: Yasadışı Paralel örgüt hayalet gibi başka bir oluşumun içerisine girerek hareket ediyor. Bu asalak yapı bir siyasi organizma içinde mevzilenerek kendisine siyasi bir zemin arıyor. Bir siyasi partiyi ele geçirerek siyasi ve toplumsal provokasyonlara girmeye çalışabilirler. Bu nokta önem taşıyor.

ERDOĞAN’DAN BAŞKA KİMSE BU MÜCADELEYİ VEREMEZDİ

 Hanefi Avcı FETÖ’nün 17/25 Aralık’ta başarısız olması çok düşük ihtimaldi ama başaramadı demişti. Sizce neden başaramadı? 

Tabii bunun birçok sebebi olabilir. Ama FETÖ’nün 17/25 Aralık’ta başarısız olmasında en belirleyici olay Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı ve dik duruşudur. Bugün her kesimden insanın kabul ettiği bir gerçek var. Tayyip Erdoğan olmasaydı bu örgüt başarılı olurdu ve ülkeyi ele geçirirdi. Hiç kimse bu kalkışmanın karşısında duramazdı. Ülkede bir esaret rejimi kurulurdu. 17/25 Aralık darbe girişimini Tayyip Erdoğan dışında başka hiçbir isim göğüsleyemezdi. Cumhuriyet tarihinin en büyük kalkışma girişimini Tayyip Erdoğan püskürtmüştür. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elbette çok büyük başarıları var ama en büyük başarılarından biri bence bu kirli ve karanlık örgütle yaptığı mücadelededir. Ortaya koyduğu liderlik sadece hükümeti, partiyi değil ülkenin geleceğini kurtarmıştır. Erdoğan’a karşı olanların da Erdoğan’a bir teşekkür borcu var. Eğer o olmasaydıParalel çete hepsini esir haline getirirdi.

Akdoğan: 40 yıldır teşkilatlanmış bu örgütün akşamdan sabaha temizlenmesi kolay değil. Ama örgütün beli kırıldı. Bundan sonra devlet sistemini zehirlemelerine asla izin vermeyeceğiz.

İsa Tatlıcan – Sabah

Bir önceki yazımız olan Gülben Ergen, Prof. Dr. Canan Karatay ile Röportaj Yaptı başlıklı makalemizde Canan, Dr ve Ergen hakkında bilgiler verilmektedir.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

alexa düşürme yöntemleri